23 Kasım 2008

bedenime sıkışmış o küçük çocuk

bu sefer kafiyeleri dizelerden sıyrılıp, cümlelerle hikayeleştirdim hislerimi, herkesin içinde bir ben bulması dileklerimle...

yapayalnız geçti çocukluğum, sağa sola savrulan buğday tarlalarında.. semada uçuşan kuşlar, birbirine yüzünü dönmüş buğday taneleri, tarlanın dört bir köşesine konmuş korkuluklar, etrafımda daha nice topluluklar gördüm. Herkesin bir çifti vardı, dertlerini dinleyen, onunla beraber gülen.. bir ben yalnızdım yazın kavurucu sıcağında.. içimdeki çocuk bir türlü çıkmadı dışarı, haykırdım saatlerce hiçkimseler duymadı.. kalbimde yaşadım herşeyi, sanki bu dünyada hayat yoktu.. birisi ruhumu alıp kaçmış olsa gerek, yaşıtlarım epeyce yol almışken, ben ruhumu aradım yıllarca, geride kaldım.. nedense hep bekledim, biri elimden tutup götürse beni diye, hiçkimse gelip geçmedi.. içimdeki çocuk hiç büyümedi..

kalbime sığamayan bir çok duyguya sahiptim, onları dışa vurup hafifleyemedim, çocuklar okul bahçesinde şen şakrak oynarlarken, köşede silik duran o sakin çocuk hep bendim.. dışa vuramasam da ben çok daha fazlasına sahiptim.. sanırım bu sakin hayatı, daha en başında ben seçtim..