kimin umrunda...
Önceki yazımda 3. boyuttan bahsetmiştim,
Geçen akşam düşündüm 3. boyuta nasıl ulaşabilirim diye
gözlerimi kapattığımda önümdeydi aslında ama yetinemedim
Attım kendimi bir hevesle dışarı
Gideceğim yer belliydi aslında ama olsun
Gözlerimi kapattım kalbimle yürüdüm
Aynı yere mi götürecekti beni ?
Meraklandım, hızla koştum kalbimin hatrına..
Ayaklarım durdu açtım gözlerimi
Ordaydım..
Sarı ışığın altında, marketin tam karşısında
Uzuuun bir yolculuğun kısılmış aydınlığında
Yere ayak bastım, yanımdaki sendin
Bu sefer pek hayali ama hala tadı damağımda
Işığın altında yürüdüm bir süre, çöktüm bir köşeye,
Ruhlarımızın hareketlerini izledim
Sabırsız, heyecanlı , kıpır kıpır bi hikaye..
Gece karanlıktı, kalplerimiz ise kıpkırmızı,
Loş bir ışık değil aldanma, önünde bedenimiz olsa da parlayan , hissedilir bi parıltı..
Küçücük bir kulube vardı ısıkların sonunda,
Yüksek bir sesle gecenin sessizliginde bizi cagırıyordu adeta..
Karnım acıkmış, onca yoldan gelmişim, gelmişsin kimin umrunda..
Kocaman kalplerimiz dünyaya sığmıyor ki , nasıl sokarız o barakaya..
Elektrikler kesilmiş, belki sular da yok,
İçerisi pekte soğuk ama kimin umrunda..
Tedirgin olma gir iceri, burası bizim yuvamız,
Bahçesinde meyve agaçları, sarmaşıklarıyla..
Sonunda herseye değdi, sarıldım doyumsuzca,
Seni ilk gordüğüm de atan o kalbim hala aynı,
Gözlerine bakınca durmuyor ki kerata..
Farkettim ki 3.boyuttayım kimseler yok..
Hsst, sakın ha ses çıkarma..
Bu gece bizim olsun dokunmasınlar mutluğumuza..
Sadece içten içten gülümse bana, o hiç unutamadığım çizgi dudaklarınla..
O an ben rüyaya dalar, kendimden geçerim nasılsa..
Bırak git beni istersen, kalırsan ömrüm feda..
Sabah gözlerimi açtığımda, hala o aynı rüya, yine o çizgi dudaklar, hayali olsa da karşımda..
Pamuk prenses gibi öpücüklerimle uyanmiş, gülümsüyorlar bana,
Her masal mutlu sonla biter ya, gerisi kimin umrunda :)
Gitme kal hep sen burda, ruhunu bana bırak, bedenini al git uzaklara,
Kalbin bende olduğu sürece, gerisi kimin umrunda...

