23 Kasım 2008

bedenime sıkışmış o küçük çocuk

bu sefer kafiyeleri dizelerden sıyrılıp, cümlelerle hikayeleştirdim hislerimi, herkesin içinde bir ben bulması dileklerimle...

yapayalnız geçti çocukluğum, sağa sola savrulan buğday tarlalarında.. semada uçuşan kuşlar, birbirine yüzünü dönmüş buğday taneleri, tarlanın dört bir köşesine konmuş korkuluklar, etrafımda daha nice topluluklar gördüm. Herkesin bir çifti vardı, dertlerini dinleyen, onunla beraber gülen.. bir ben yalnızdım yazın kavurucu sıcağında.. içimdeki çocuk bir türlü çıkmadı dışarı, haykırdım saatlerce hiçkimseler duymadı.. kalbimde yaşadım herşeyi, sanki bu dünyada hayat yoktu.. birisi ruhumu alıp kaçmış olsa gerek, yaşıtlarım epeyce yol almışken, ben ruhumu aradım yıllarca, geride kaldım.. nedense hep bekledim, biri elimden tutup götürse beni diye, hiçkimse gelip geçmedi.. içimdeki çocuk hiç büyümedi..

kalbime sığamayan bir çok duyguya sahiptim, onları dışa vurup hafifleyemedim, çocuklar okul bahçesinde şen şakrak oynarlarken, köşede silik duran o sakin çocuk hep bendim.. dışa vuramasam da ben çok daha fazlasına sahiptim.. sanırım bu sakin hayatı, daha en başında ben seçtim..

3 Ekim 2008

kimin umrunda...

Önceki yazımda 3. boyuttan bahsetmiştim,
Geçen akşam düşündüm 3. boyuta nasıl ulaşabilirim diye
gözlerimi kapattığımda önümdeydi aslında ama yetinemedim

Attım kendimi bir hevesle dışarı
Gideceğim yer belliydi aslında ama olsun
Gözlerimi kapattım kalbimle yürüdüm
Aynı yere mi götürecekti beni ?

Meraklandım, hızla koştum kalbimin hatrına..
Ayaklarım durdu açtım gözlerimi

Ordaydım..

Sarı ışığın altında, marketin tam karşısında
Uzuuun bir yolculuğun kısılmış aydınlığında

Yere ayak bastım, yanımdaki sendin
Bu sefer pek hayali ama hala tadı damağımda

Işığın altında yürüdüm bir süre, çöktüm bir köşeye,
Ruhlarımızın hareketlerini izledim
Sabırsız, heyecanlı , kıpır kıpır bi hikaye..

Gece karanlıktı, kalplerimiz ise kıpkırmızı,
Loş bir ışık değil aldanma, önünde bedenimiz olsa da parlayan , hissedilir bi parıltı..
Küçücük bir kulube vardı ısıkların sonunda,
Yüksek bir sesle gecenin sessizliginde bizi cagırıyordu adeta..

Karnım acıkmış, onca yoldan gelmişim, gelmişsin kimin umrunda..
Kocaman kalplerimiz dünyaya sığmıyor ki , nasıl sokarız o barakaya..
Elektrikler kesilmiş, belki sular da yok,
İçerisi pekte soğuk ama kimin umrunda..

Tedirgin olma gir iceri, burası bizim yuvamız,
Bahçesinde meyve agaçları, sarmaşıklarıyla..
Sonunda herseye değdi, sarıldım doyumsuzca,
Seni ilk gordüğüm de atan o kalbim hala aynı,
Gözlerine bakınca durmuyor ki kerata..

Farkettim ki 3.boyuttayım kimseler yok..
Hsst, sakın ha ses çıkarma..
Bu gece bizim olsun dokunmasınlar mutluğumuza..
Sadece içten içten gülümse bana, o hiç unutamadığım çizgi dudaklarınla..
O an ben rüyaya dalar, kendimden geçerim nasılsa..
Bırak git beni istersen, kalırsan ömrüm feda..

Sabah gözlerimi açtığımda, hala o aynı rüya, yine o çizgi dudaklar, hayali olsa da karşımda..
Pamuk prenses gibi öpücüklerimle uyanmiş, gülümsüyorlar bana,
Her masal mutlu sonla biter ya, gerisi kimin umrunda :)

Gitme kal hep sen burda, ruhunu bana bırak, bedenini al git uzaklara,
Kalbin bende olduğu sürece, gerisi kimin umrunda...

1 Ekim 2008

rüya mı ? gerçek mi ?

her gün aynı rüyayı gördüm gecelerimde,
gerçeğe taşımaya çok yaklaştım
başaramadım.. yüzüme gözüme bulaştırdım
yada bulaştırıldım..

rüyalar bitmek bilmedi,
uykularım bitti, rüyalar gözümün önünden gitmedi

derken bi umut daha belirdi
hani şu hep içimde olan
adını taşıdığım, heyecan dolu bir umut
yine gitti geldi , yıkılmadım
sarsıldım ama pes etmedim

er yada geç rüyama kavuştum
inanamadım , rüya mı ? gerçek mi ?
her nefesimde hissettim, gözümü açtım kapadım silinmedin
çimdik attım , kendime gelemedim
ama hala inanamadım, emin olamadım
söyle bana bu bir rüya mı ? gerçek mi ?

rüyalar kısa sürer derler, zaman uzundu ama rüya kısa sürdü
zamanda peşi sıra aktı gitti
bazı zamanlarda durur ya bu zaman
biz niye durduramadık ? ileri sardık ki ?
panik atak gibi, attı kalbim durmak bilmedi
keşke her atağım böyle olsa, kalbim attı ama acı nedir bilmedi
aksine büyük bir haz vardı, yine de inanamadım
söylesene bu bir rüya mı ? yoksa gerçek mi ?

3. boyuta taşıdım bazı anları, hatıra kalsın bana diye
ben uyandım, 3. boyut orda kaldı
gözümde canlandıramadım, ama kalbimde hala capcanlı
hadi şimdi söle bana bu bi rüya mı yoksa gerçek mi ?

i want it that way

you are my fire, the one desire
believe, when i say
i want it that way

when we are two worlds,
apart can't reach to your body,
i reach your hearth
believe when i say that
i want it that way..

Tell me why ??
Aint nothing but a heartache, tell me why ?
i don't want it that way

i wonder..
am i your fire ?
the one desire ?
tell me , because
i want it that way..

No matter the distance,
i want you to know,
that deep down inside of my heart and soul..
believe when i say,
i want it that way..

ps : backstreet boys - i want it that way
şarkısından alıntılarla bezenmiş, kimi zaman değişik yorumlanmış
tamamen kendim tarafından tekrar düzenlenmiş
bi yazıdır kendileri (:

18 Ağustos 2008

Hayalet

birden şeffaf bir ışık oldu
acemi bir hayalet
önceden o da insandı
o halini hayal et

şimdi o silik, kırık dökük
kovulmuş bir hayalet
kalbi sıcacıktı onun
içini sen hayal et

uçuyo sağa sola
umursamaz bir hayalet
çarpmaz ki hiç bir duvara
çarptığını hayal et

kimse görmez duymaz onu
yalnız bir hayalet
eskiden aynada baktığındaa
gördüklerini hayal et

küçücük bir burnu var
sevimli bir hayalet
insan olduğu zamanda
o halini hayal et

hayalleri vardı onun da
hayalperest bir hayalet
hayalleri gerçek olsaydı
nerde olurdu ? hayal et

bundan sonra ne yapar ne eder ?
umutsuz bir hayalet
hep silik kalmaktansa
yaşamayı hayal et

bizim hayalet gitti gider
lanetlenmiş hayalet
onu özlemektense
yanında kalmayı hayal et

Yokoluş

yokoluyorum yavas yavas
silinip gidiyorum
ellerim kayboldu bile
hayallerden çıkıyorum

daha dün buradaydım
hayat için çabalıyordum
uzağa attı beni bir güç
çok kuvvetli kalkamıyorum

çok uğraşmıştım oysa
senin için kalıyordum
madem artık olmıycam
ben silinip gidiyorum

geçmişe döndüğümde
kah gülüp kah ağlıyorum
gülümserken zaman durmuş
gözlerine bakıyorum

yanakların yumuşacık
saçını okşuyorum
gözlerine hapsolmuş
bi hayal düşlüyorum

geçmişten uzaklaşsam
çok acı çekiyorum
madem ben yokolucam
hep burda kalıyorum ! (:

14 Ağustos 2008

zaman durmaz

çoğu şey için geç kaldık
çok çabuk geçti zaman,
hepsine yetişemedik ki,
yedi bizi bu zaman..

geçmişe baktığımda
yaptıklarım çok yavan
eksik kaldıklarım fazla
hayaller hep yalan dolan..

acele ettim çoğu şey için
sonuçları bazen hüsran
kaçırdıklarım da cabası
keşkeler bana kalan..

bu harita bambaşka
yolları toprak taban
kesişmez mi hiç bi kader
uzaklaşır hep bu an..

şimdi düşünsem ne fayda
reva mı elde kalan
hiç bi çıkış yolu yoksa
hayaldir artık zaman..

22 Haziran 2008

İnceldiği Yerden Kopsun

Çok uzun sürmedi mi ?
Bir sen kaçtın, bir ben kayboldum
Çok acı çekmedik mi ?
Ben hep kanayan bir yara oldum
Bu ayrılık sana başka mı geldi ?
Kalbini ayırdın, kendin durdun
Yeter artık nolur, bırak gitsin
İnceldiği yerden kopsun

23 Mart 2008

Kocaman, fantastik bi devim

Kocamanım ben, dağ gibi, kaya gibiyim
Kendi dünyamda yarattığım sevimli bir devim
Tavanı erişilmez, ucu görünmez evimin
Bi oturdum mu sofraya, tüm dünyayı yerim (:

Bazen sıkılır, kaçar, uzaklara giderim
Dünya bana dar gelir, yıldızları düşlerim
Renklidir hayallerim, küçücüktür kalbim
Zayıftır, hassastır,çabucak yıkılır giderim (:

Kibre, sinire dayanamam kükrerim
Trip atanı görürsem, rüyalarına girerim
Saygısızlığı hiç sevmem, adamı pişman ederim
İnsanlığı daima korumaktır görevim

Ufacık ama sevgi dolu kalpleri gıptayla seyreder
Onlar için dünyaları feda ederim
Yeter ki onlar hep bizimle olsun
Karanlığı bana bırakın, ben def ederim (:

12 Mart 2008

Evin önündeki sokak kızı

Evinin önündeki sokak kızı,
üşümüş elleri fakat sıcacıkmış kalbi
sıkılmış hayattan adım atmış ileri
tereddüt etmiş, korkmuşş, geri kaçmış içeri (: